Şahsen siz bunu nasıl hallettiniz bilmem ama benim dil seçmeden önceki en büyük tereddüdüm gramer’e dair hiçbir şey bilmememdi.
“İngilizcem fena değil ama kural falan bilmem” diye düşünüyordum. Hatta we ile us arasındaki farkın ne olduğunu soran olsa söyleyemezdim bile, ama cümle içinde doğru kullanabiliyordum (tam olarak bu konuya az sonra değineceğim). Sonra - 10. sınıfta - sadece YDT’nin nasıl bir şey olduğunu görmek için bir deneme çözdüm.
Sonuç: 71 net.
Çözdüğüm deneme aşırı kolay mıydı? Hayır. Başka denemeler ve çıkmış sınavlar çözdüm, sonuç aynı. Ben gramer mi biliyordum? Hayır. Sınavda gramer yok muydu? O da değil.
Sonradan farkına vardım ki: YDT; kuralları ezberlemekle, taktikleri uygulamakla, test çözmekle ilgili bir sınav değil.
İşte bu yazıda da çoğu kişinin nerede vakit ve akıl sağlığı kaybettiğini (evet, “D” ile başlayan yayının mağdurları) anlatıp doğrusunu anlatmaya çalışacağım.
Biraz uzun anlatacağım ama muhtemelen bu yazıda işinize yarayan bir şeyler bulacaksınız.
YDT’de Asıl Ölçülen Şey Ne?
Görünürde YDT’de çok çeşitli sorular var. Kelime, cloze test, cümle tamamlama, çeviri, paragraf, anlam bütünlüğü, diyalog…
Bu soruların hiçbiri de “bu Türk öğrenci, şu konuyu ne kadar öğrenmiş” sorusu değil. Ölçülen tek şey akademik İngilizce.
“Ama ÖSYM şöyle…” diye bana dalma.. SAT’yi düşün. SAT; Amerika başta olmak üzere dünyadaki üniversiteler tarafından en çok tanınan, en çok kabul gören, her yıl milyonlarca öğrencinin girdiği üniversite giriş sınavı. Reading ve Math şeklinde 2 bölümü var (bizim YDT + TYT gibi ama matematik daha kolay). SAT’nin reading kısmı neredeyse YDT ile aynı. Hatta buyur, çözmeyi dene.
Yani elimizde YDT’nin öyle bir kopyası var ki buna on milyonlarca kişi girmiş, çok daha fazla standartlaşmış durumda. Dolayısıyla SAT Reading’de iyi yapmak için neyin gerektiğini çok daha iyi görebilir, aynısını YDT’ye uygulayabiliriz.
Hadi bak SAT Reading taktiklerine, ne gerekiyor gibi? Bana görünen o ki gereken şey: daha iyi okuduğunu anlama becerisi + practice test (deneme)
Evet, onlar da konu çalışmıyor. Üstüne SAT’nin mucidi zekayı ölçmekle kafayı bozmuş bir psikopat. Yani konsept, İngilizce bilen herhangi birinin bu sınavı daha iyi yapmak için tek ihtiyacının biraz zeka olduğu (Reading kısmından bahsediyorum, Math o kadar öngörülebilir ki nasıl sorular çıktığını bilerek çok iyi yapılabiliyor).
SAT’nin günümüzdeki hâlinde pek fazla zeka gerektirdiğini sanmıyorum çünkü nispeten kolay. Eee, ne eksiğim kaldı benim? İngilizce bilmek.
Hadi biraz daha teknik düşünüp YDT’yi çözmek için gerekli becerilere bakalım…
| Beceri | Nerede Görünür? | Sana Ne Sağlar? |
|---|---|---|
| Kelime tabanı | Kelime, cloze, paragraf, çeviri | Cümleyi durmadan, bölmeden okursun |
| Okuma akışı | Paragraf, anlam bütünlüğü, diyalog | Ana fikri ve konuyu hızlı toplarsın |
| Cümle sezgisi | Cloze, çeviri, yakın anlam | Yanlış duran seçeneği daha erken fark eder, doğruyu hemen görürsün |
| İlişki görme | Bağlaç, paragraf, cümle tamamlama | Sebep, sonuç, zıtlık, örnek ilişkisini kaçırmazsın |
| Deneme analizi | Tüm sınav | Aynı hatayı üçüncü kez yapmadan yakalarsın |
Fark ettiysen “A…oğlu Yayıncılık gramer kitabını bitirmek” diye bir beceri yok, gramer kitaplarının bu becerilerin herhangi birine kaydedeğer bir faydası da yok. Deneme analizinin önemi de biraz alışkanlık meselesi. Denemeyle 80 soruyu peş peşe çözmeyi kafan alabilsin, soru tiplerini anla, net olarak anlamadığın bir şey olursa onu gör ki sınav günü o şey eksik kalmasın.
Yani sınavın tüm meselesi:
Akademik İngilizce üzerine oturtulmuş metinleri analiz ederek bazı akademik becerileri uygulayabiliyor musun?
Bu kadar.
İngilizceye Çalışma, Öğren!
YDT’nin akademik düzeyde İngilizce bilmek ve deneme çözmekle yapılabileceğini anladık, peki nasıl İngilizce öğrenilir ki?
Başta verdiğim we ve us örneğiyle kendi deneyimimi anlatayım. Yaklaşık 2-3 sene önce başarısız bir Norveççe öğrenmeye başlama denemem oldu. Türkçedeki “biz”in karşılığını gördüm, vi. Başka bir cümlede oss yazıyordu, yine “biz” demek. Farklarına bakınca öğrendim ki biri özne, biri nesne olarak kullanılıyor. Bense yıllardır böyle bir ayrım olduğunu bilmeden İngilizcedeki we’yi özne, us’ı nesne olarak kullanıyordum. Tek sebebi internette gezinirken ikisini de görüp başkalarının bu kelimeleri nasıl kullanmış olduğunu anlamış olmam.
Sen ana dilinde de böyle yapıyorsun. Türkçede konuşurken ünlü uyumunu hesaplamıyorsun. “Bu ek ince mi kalın mı?” diye kafa patlatmıyorsun. Doğru yol, bilinçaltında ama aşırı isabetli şekilde seçiliyor. Çünkü yeterince örnek gördün.
Beyinlerimiz dili öğrenme (= örüntüleri görme ve taklit etme) konusunda aşırı iyi. Yani dili öğrenmenin en etkili yolu maruz kalmaktır. Ana dilimizde olduğu gibi.
Şunu net ayır:
- Düzenli maruz kalmak İngilizceyi öğretir (kesin gereklilik!)
- Deneme analizi sınav hatalarını görünür yapar ki düzeltebilesin
- Kelime tekrarı hız kazandırır (Bkz: Kelime Listem, Android Sözlük Uygulamam, Günlük YDT Kelimeleri Telegram kanalım)
- Sadece test çözmek hiçbir işe yaramaz
Benim en baştan iyi sayılabilecek netler yapabilmemin tek sebebi de yıllarca süren İngilizce maruziyetimdi. Yıllarca oyunlarda, forumlarda, altyazılarda, videolarda, Wikipedia’da, bloglarda İngilizceye maruz kalmıştım. Dil bana yabancı gelmiyordu.
YDT’ye çalışan biri bunu daha düzenli ve verimli yapabilir. Benim gibi oyunlarla yıllar harcamaya gerek yok. Ama aynı mantığı kullanman gerekiyor: dili sadece soru tipleri içinde değil, gerçek metin içinde gör. (Buna da Authentic Material deniyor. Film, haber, gazete gibi rastgele materyaller, dil öğrenimi için yapılmış “sahte” materyallerden çok daha faydalıdır.)
Cümle Sezgisi Neden Bu Kadar Önemli?
YDT sorularını “bu şık kulağa doğru geliyor” diyerek çözen bir arkadaşınız vardır, belki o arkadaş sizsinizdir.
İşte maruz kalmayla dil öğrenen birinin en büyük özelliği de bu. Bir şıkkın daha mantıklı gelmesi, daha önce yüzlerce benzer yapıyla karşılaşmış olmanın bıraktığı izdir. Join we ve Us are... kulağa saçma geliyor, değil mi?
YDT’de bu sezgi çok iş yapar:
- Cloze testte hangi bağlacın oturacağını hemen hissedersin
- Türkçe düşünenlere bait olarak atılmış şıkları yemezsin (ha diğer mesele: okuduğun şeyleri anlamak için Türkçeye çevirmeye çalışma!)
- Yakın anlam sorusunda cümlenin tonunu kaçırmazsın
- Paragrafta kelimeleri bilmesen bile ana fikri takip edersin
Bu sezgiyi geliştirmenin yolu ise daha fazla doğru cümle görmek. Ne kadar çeşitli cümleler olursa o kadar iyi, ancak bazı kaynaklar daha faydalı, o konuya az sonra geleceğiz.
Mesela
kelimesini sadece “zıtlık bağlacı” diye ezberlemek bir seviyedir. Ama bunu onlarca farklı cümlede gördüğünde, zıtlığın cümlenin neresinde kurulduğunu daha hızlı fark edersin. Ben hâlâ despite ve although’un farkını tatmin edici düzeyde açıklayamam..
Çalışmanın Omurgası
YDT için çalışma sistemini üç ana parçaya ayır:
| Parça | Ne İşe Yarar? | Önemi |
|---|---|---|
| Okuma | Dil akışı, kelime, cümle sezgisi kurar | Çok yüksek |
| Deneme analizi | Netleri sabitler, hataları azaltır | Çok yüksek |
| Kelime tekrarı | Tanıdık kelime sayısını ve hızı artırır | Orta |
Sadece okursan sınav formatına geç alışabilirsin. Sadece kelime ezberlersen cümle içinde yavaş kalırsın. Sadece deneme çözersen aynı hataları tekrar tekrar yapıp sebebini bile anlayamazsın. En iyi düzen bu üçünü makul dozda beraber götürmektir.
Asla unutma ki amacın ders çalışmak değil. Dil öğreniyorsun ve dil öğrenmenin yolu da sevdiğin şeyleri o dilde yapmak. Mesela telefonunun dilini İngilizce yap (dil öğrenimi bir yana, arayüz ve uygulamaların İngilizce dışındaki dillerdeki çevirileri berbat oluyor..), sevdiğin dizileri İngilizce ses + İngilizce altyazı ile izle, yabancı arkadaşlar edin… Bunların üstüne akademik okuma yapmak son cila olur.
Nasıl Okuma Yapmalı?
Öncelikle belirteyim, dil edinimine dair uzunca bir metin de yazacağım. Şuan ufaktan ve YDT odaklı değineceğim. Şimdilik bu sitede işinize yarar kaynaklar bulabilirsiniz.
Öncelikle ne okuyacağımızı bilelim…
| Kaynak Türü | Uygun mu? | Neden? | Örnek |
|---|---|---|---|
| Popüler bilim kitabı | Evet | Akademik kelime ve açıklayıcı cümle yapısı içerir. Genelde sürükleyicidir | Carl Sagan |
| Wikipedia / Dokümanlar | Evet | Tanım, sebep-sonuç, karşılaştırma çoktur | English Wiki, Simple English Wiki, Stack Exchange, KiwiX |
| Uzun haber / Makale | Evet | Ton ve argüman takibi yaptırır | BBC Science, Pscyhology Today |
| Roman | Kısmen | Okuma alışkanlığı kazandırır, ama YDT diliyle birebir aynı değildir | Wuthering Heights, A Tale of Two Cities |
| Günlük sosyal medya | Zayıf | Süreklilik ve akademik yapı azdır | İnstagram (İngilizce) |
Dediğim gibi detaylara başka bir yazıda gireceğim. O ne zaman gelir, bilmem. Ancak Telegram’da paylaşırım.
Sözlüğe Ne Sıklıkla Bakmalı?
İki uç var, ikisi de kötü:
- Hiç sözlüğe bakmamak.
- Her bilmediğin kelimede sözlüğe koşmak.
Hiç bakmazsan bazı kelimeler sürekli karşına çıkar ve yine de bulanık kalır. Her kelimede bakarsan okuma akışı ölür. Bir süre sonra İngilizce okumuyorsun, sözlük kullanma simülasyonu oynuyorsun.
Daha iyi kural şu:
| Durum | Ne Yap? |
|---|---|
| Kelime bağlamı belirliyorsa | Mutlaka bak |
| Kelime üçüncü kez karşına çıkıyorsa | Bak ve not al |
| Kelime çok teknik ve tek seferlikse | Geç |
Mesela ve gibi kelimeler tek metinde çıkan jargon değildir. Bunlar YDT dilinde tekrar tekrar iş yapar.
Kelime Tabanı Nasıl Kurulur?
Kelimeler tabii ki okuduğumuzu anlamamız ve sınavı hızlıca çözebilmemiz için kritik. Üstüne, eğer özel olarak kelime ezberlemekle uğraşmamış olmana rağmen kelime tabanın iyise tebrikler, doğru şeyi yapmışsın.
Genellikle kelime öğrenimi için en iyi yol, Türkçede olduğu gibi okurken bilmediğin kelimelere göre gitmektir. (Bkz: Kelime Listem, Android Sözlük Uygulamam, Günlük YDT Kelimeleri Telegram kanalım)
Kelimelerin önemini saptayabilmek de önemli. Şu tip kelimeler YDT’de değer taşır:
- Sebep-sonuç kuran ifadeler: ,
- Zıtlık ve istisna bildiren bağlaçlar: ,
- Akademik fiiller: ,
- Değişim, artış, azalış bildiren kelimeler: ,
- Ton ve yorum bildiren sıfatlar: ,
Kelimeyi Nasıl Tekrar Etmeli?
Benim önerim böyle:
- Okurken bilmediğin kelimeleri kenara not al
- Biraz birikince bunları bir Anki destesi yaparak tekrar et (Anki, bir şeyleri ezberlemenin en iyi yolu. Burada detaylara girmeyeceğim)
Deneme Analizi
Deneme derken çıkmış ÖSYM sınavlarından bahsettiğimi, herhangi yayının denemesinin ÖSYM’nin yanında kalitesiz olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
Denemeleri -çıkmışları- çözdükten sonra şunları sor;
- Yanlışlarım hangi bölümlerde toplanıyor?
- Hangi sorularda süreyi gereksiz harcadım?
- Hangi kelimeler tekrar tekrar beni durdurdu?
- Hangi şık bana mantıklı geldi ama metinden kanıt bulamadım?
- Hangi doğruları emin olmadan yaptım?
Sonra hataları türüne göre ayır:
| Hata Türü | Nerede Çıkar? | Çözüm |
|---|---|---|
| Kelime paniği | Reading, çeviri, cloze | Tekrar eden kelimeleri ayrı listele |
| İlişki kaçırma | Cloze, cümle tamamlama, paragraf | Bağlaç ve ton kelimelerini işaretle |
| Şık tuzağı | Yakın anlam, çeviri, paragraf | Cevabı metinden kanıtla |
| Süre dağılması | Özellikle paragraf | Çevirmeye çalışma, daha fazla okuma yap |
| Dikkat hatası | Tüm sınav | Her seçtiğin şıkkın kesinliğini kendine kanıtla |
Soru Tiplerine Nasıl Yaklaşmalı?
Hangi sorunun nasıl çözüleceğini ben dahil herhangi birinden öğrenecek hâlin yok. Ancak üzerine biraz düşününce bazı örüntüler var:
| Soru Tipi | Ana Beceri | Dikkat Et |
|---|---|---|
| Kelime soruları | Bağlam + kelime tabanı | Cümlenin tonunu oku (kelimeden önce ve sonra ne fark var) |
| Cloze test | İlişki okuma + yapı sezgisi | Boşluktan önce ve sonraya bak, ne değişmiş |
| Cümle tamamlama | Mantık akışı | Şık cümleye bağlanıyor mu? |
| Çeviri | Anlam sadakati | Güzel Türkçe değil, doğru anlam |
| Paragraf | Ana fikir + detay dengesi | Cevabı metinden kanıtla |
| Diyalog | Ton + doğal akış | Cevap önceki cümleye gerçekten dönüyor mu? |
| Anlam bütünlüğü | Bağlam takibi | Fazla genel veya fazla özel cümleyi ayır |
Hepsi için kitap okumanın nasıl faydalar sağladığını tek tek anlatmaya gerek yok sanırım.
Metni anla. İlişkiyi gör. Şıkkı kendine kanıtla.
Net Artırma Düzeni
Ders çalışma programı bekliyorsan maalesef yok. Başka birinin yaptığı ders programının çalışması için o kişinin peygamber olması anca yeter sanırım.
Ancak optimal düzen şöyle olur:
- Sürekli İngilizceye maruz kal. Dediğim gibi, bu ders çalışma değil. Zahmet olan bir şey yapmayacaksın.
- Akademik dilde olan metinleri oku ve sürekli yeni kelimeler öğrendiğini fark et. Akademik dediğime bakma, Mark Manson bile okuyabilirsin
- Haftada 1-2 kez deneme çöz. Sanırım bu tek “uğraştırıcı” şey ama gerçekten etkili
… ve TYT çalış
Gramer’i Nereye Koymalı?
Gramer’i tamamen çöpe at demiyorum. Öyle bir şey yok.
Ama gramer’i amaç değil, araç olarak gör. Yani hiçbir soruyu çözmek için bir kuralı bilmen gerektiğini varsayma, ancak belli bir konuda sürekli yanlış yapıyorsan gördüğün soruyu doğru yapabilmek için gereken bilgiyi alıp çık. Mesela bence bakılması gerekli tek konu olan Tense’ler için Google’a bi’ “Tenses table” yazıp görsellere bak. Bu kadarı yetecektir. Ayrıca yapay zekayı da bol bol kullan.
Özellikle konular özellikle iş görür:
| Konu | Neden Önemli? |
|---|---|
| Tense mantığı | Zaman ilişkisini ve olay sırasını görürsün |
| Relative clauses | Uzun cümlede ana fikri kaybetmezsin |
| Conjunctions | Zıtlık, sebep, sonuç, koşul ilişkisini yakalarsın |
| Passive voice | Akademik metinlerde özne gizlenince paniklemezsin |
Kuralı gerçek cümleye bağlamazsan unutulur. Gerçek cümlede gördüğünde yerleşir.
Net Aralığına Göre Ne Yapmalı?
Herkes aynı yerden başlamıyor. Bu yüzden aynı program herkese aynı etkiyi vermez.
| Net Aralığı | Öncelik | Ne Yapmalı? |
|---|---|---|
| 0-40 | İngilizce öğrenmek | İngilizceyi beklenen düzeyde bilen biri daha yüksek yapar. Bu da demek oluyor ki YDT için uğraşmak değil, İngilizceyi geliştirmek lazım |
| 50-60 | Deneme analizi + okuma hızı | Yanlış türlerini ayır, süreyi takip et. Düzenli olarak deneme çözmenin en çok işe yaradığı netler |
| 60-75 | İnce hata temizliği | Kendi çözüm yolunu geliştir. Mesela şıklardaki tuzakları kavramayı, sorulara yaklaşımları vs. öğren |
| 75+ | İstikrar | Zorluğa alışmak için YDS çözmek. Gerisi tevekkül… |
Bu tablo kesin sınır değil ama yön verir.
TYT - YDT Dengesi
YDT’de soruların puan katsayısı 3, TYT’de ise 1.3 civarı. doğal olarak YDT’de yapılan her fazla soru daha fazla puan demek.
Çoğu dilcinin 60 YDT, 55 TYT civarında olduğunu düşünürsek TYT bayağı önemli çünkü çoğu kişi YDT’de 70-75 arasında takılacaktır.
Genel olarak herkese önerim önce YDT’yi istediği noktaya getirip sonra TYT’de gittiği yere kadar çalışmak. İngilizceyi unutacak haliniz yok tabii :)
İngilizce bilerek YDT’de başarılı olmanın en güzel artısı da sadece TYT’ye çalışma lüksü.
Sık Yapılan Hatalar
Deneme çözmeden konuları bitirmeye çalışmak
Sınavın ne olduğunu da bilmek lazım, dimi? Ayrıca o konuların çoğu zaten sorular üzerinde öğrenilecek şeyler. Yani.. Korkma.
Deneme analizini ertelemek
Deneme bittikten hemen sonra en azından yanlışlarını gör. Nasıl bir kafayla çözdüğünü tam o an anlıyorsun çünkü.
Bilinmeyen her kelimeyi eşit görmek
Teknik bir biyoloji terimiyle her yerde çıkan akademik fiili aynı ciddiyetle çalışmak zaman kaybıdır.
Tekrar eden kelime daha değerlidir.
Çevirerek okumak
Zaman yönetimi, okuduğunu anlama, tahmin yeteneği… İşte bunların hepsini okuduğun şeyleri Türkçeye çevirmeye çalışarak mahvedebilirsin!
Şaka bir yana, gerçekten Türkçede nasıl okuduğunu anlıyorsan İngilizcede de öyle olmalı.
Ezber kuralları uygulamaya çalışmak
“Bu Tense şu Modal’ı alır”, “Metinde Significant var, D şıkkında da, demek cevap D” gibi gereksiz analizlere gerek yok. İstenen şey metni okuyup ana fikrini bulmansa tam olarak öyle yapmalısın. Kısayol arama.
Sadece kelime ezberlemek
Anki gibi muazzam bir araç varken kelime ezberlemek tamamen kötüdür diyemem ama gerek Türkçe anlamıyla gerek eş anlamlılarıyla ezberlediğin kelimeler muhtemelen aklında pek iyi kalmayacak. Çünkü kelimeler zihnimizde tam olarak anlamsal bir noktaya sahiptir. Hatta somut kelimeleri duyularımızla kodlarız, “elma” denince aklımıza tam olarak da bir elma görüntüsü veya tadı gelir. İşte “apple”ı da aynı şekilde hatırlayabiliriz. “Apple” denince aklımıza “elma” kelimesi gelmez yani…
Unutma: iki dil arasındaki kelimelerin birbirine çevirileri hiçbir zaman yeterince accurate değildir. Harbiden, accurate’in Türkçede düzgün bir karşılığı yok..
Kısacası;
- YDT’yi çözmek için İngilizce bilmek gerekli ve yeterlidir
- İngilizce, maruz kalarak öğrenilir
- Deneme çözmek YDT’de yapılacak tek aktif çalışmadır
Sınavı gözünde büyütmemek için onu yüz parçaya ayırmana gerek yok. Ana kasları güçlendirmen yeterli: kelime, okuma, cümle ilişkisi, dikkat, analiz.
Mükemmel program değil, yürüyen program lazım.
Daha Fazla YDT Taktiği İçin Telegram